Otelcilik ve gastronomide misafir deneyimini artırmak: 5 pratik fikir
Misafir deneyimini artırmak, otelcilik ve gastronomide çevirebileceğiniz en önemli düğme olabilir. Misafir deneyimi, sadece lezzetli yemekten çok daha fazlasıdır: bu, bir misafirin işletmenizden ayrılırken taşıdığı genel duyguyla ilgilidir. Bu duygu, birinin geri gelip gelmeyeceğini, arkadaşlarına önerip önermeyeceğini ve olumlu bir yorum bırakıp bırakmayacağını belirler. İyi haber şu ki, deneyimi küçük, somut önlemlerle yönlendirebilirsiniz. Aşağıda hemen uygulayabileceğiniz beş pratik fikir bulacaksınız.
1. Bekleme sürelerini azaltın
Bekleme, deneyimin en hızlı düşebileceği andır. Sipariş verme ve servis arasındaki süre veya hesabın gecikmesi, yapacak bir şey yoksa uzun gelir. Bu anları eğlenceli bir şeyle doldurun; masada bir oyun, ilginç bir bilgi, özenle hazırlanmış bir amuse-bouche; böylece misafirler bu süreyi sıkıcı veya yavaş olarak yaşamaz. Bekleme sürelerini iyi doldurabilenler, mutfağın daha hızlı çalışmasına gerek kalmadan tüm deneyimi bir üst seviyeye taşır.
2. Etkileşimi kolaylaştırın
Deneyim genellikle birlikte yapmaktan doğar. Misafirlere birlikte bir şey yapmaları için bir sebep verin: masada bir oyun, henüz birbirini iyi tanımayan insanların olduğu masalarda veya farklı kuşakların bulunduğu bir aile masasında sohbetleri ve keyfi başlatır. Masa-masaya bir oyun veya bir bilgi yarışması, insanları telefonlarından biraz uzaklaştırır ve birlikte gülmelerini sağlar. Bu paylaşılan anlar, misafirlerin daha sonra hatırladığı tam olarak bu tür şeylerdir.
3. Misafirlerinizi ödüllendirin
Beklenmedik küçük bir jest, düşündüğünüzden daha uzun süre akılda kalır. Küçük bir ikram, bir indirim, tatlıyla birlikte ücretsiz bir kahve veya bir dahaki sefere kullanılabilecek bir kupon kişisel bir his verir ve misafire görüldüğünü hissettirir. Büyük bir şey olması gerekmez; asıl önemli olan sürprizdir. Bu tür jestler iyi niyete, olumlu hikayelere ve tekrar gelmekten mutluluk duyan misafirlere dönüşür.
4. Doğru anda geri bildirim isteyin
Geri bildirim toplamak, misafir deneyimini artırmanın bir parçasıdır çünkü neyin işe yaradığını ve neyin yaramadığını gösterir. Ancak zamanlama çok önemlidir. Eğlenceli bir andan hemen sonra, bir masa bir oyunu kazandığında veya tatlı beğenildiğinde bir yorum isteyin. Böyle bir anda misafir, olumlu bir şey bırakma konusunda en isteklidir. Ayrıca bunu kolaylaştırın: doğrudan yorum sayfasına yönlendiren bir QR kodu, engeli büyük ölçüde azaltır.
5. Ölçün ve geliştirin
Misafir deneyimi tek seferlik bir proje değil, adım adım inşa ettiğiniz bir şeydir. Misafirlerin neyi takdir ettiğini ve neyin hayal kırıklığına uğrattığını takip edin ve yaklaşımınızı buna göre ayarlayın. Yorumlarda tekrarlanan yorumlara dikkat edin, ekibinizle masada gözlemledikleri şeyler hakkında konuşun ve küçük değişiklikler deneyin. Bir akşam veya bir teras için işe yarayan şey her yerde işe yaramayabilir; ölçmek doğru seçimleri yapmanıza yardımcı olur.
Ekibinizi dahil edin
Misafir deneyimini tek başınıza değil, tüm ekibinizle birlikte yaratırsınız. Çalışanlarınız misafire en yakın olanlardır ve bir akşamın iyi gidip gitmediğini önce onlar fark eder. Bu nedenle yaklaşımınızı onlarla paylaşın ve masada ne gözlemlediklerini aktif olarak sorun. Bir oyunun veya küçük bir ikramın iyi karşılandığını fark eden bir garson, bu anı güçlendirebilir; bir masanın sıkıldığını gören biri, atmosfer düşmeden önce müdahale edebilir. Deneyimin neden önemli olduğunu anlayan bir ekip, bunu her etkileşimde doğal olarak yansıtır ve misafirler bunu hisseder.
Ana çizgi olarak deneyim
Bu beş fikir, ayrı ayrı numaralar olarak değil, tek bir tutarlı yaklaşım olarak ele alındığında en iyi şekilde işe yarar: daha az bekleme, daha fazla birlikte yapma, samimi ilgi ve sürekli iyileştirme. Böylece misafir deneyimi tesadüfi bir yan ürün olmaktan çıkar ve her ziyaretin ana çizgisi haline gelir; tam olarak misafirlerin işletmenizi seçmesinin ve geri gelmeye devam etmesinin nedeni budur.
Masada kendiniz oyunlar denemek ister misiniz?
Misafirlerinize ilk günden itibaren daha fazla deneyim sunun.
